14 Kasım 2011

TARHANA

Tencerede Kabaran Tarhana

Örtüye Serilmiş Tarhana

Örtüye Serilmiş Tarhana

Kurumuş Elenmiş Tarhana

Malum kışa hazırlık başladı. Bu senelik tarhanamı annem yaptı ellerine sağlık anneciğim tarhanan muhteşem olmuş.

KIŞLIK TARHANA MALZEMELER:
  • 2 Kg. süzme yoğurt,
  • 2 Kg domates,
  • 1 Kg. kadar soğan,
  • 1 Kg. kırmızı biber, 
  • 1 Kg. yeşil biber, 
  • 1 Demet maydanoz, 
  • 1 Demet taze nane,
  • 1 Demet dereotu,
  • 2 Yemek kaşığı tuz,
  • Alabildiğine un, yukarıdaki malzemeler yaklaşık 5-6 kg. un alır.
  • İsterseniz bir büyük kase kadar haşlanmış nohut da ekleyebilirsiniz.

HAZIRLANIŞI:
  1. Domates, soğan.yeşil ve kırmızı biberler yıkanır ve robotta olabildiğince ince kıyılır. 
  2. Maydanoz, nane, dereotu yıkanır ve ister robotta ister elde doğranır.
  3. Büyük bir kabın içinde tüm malzeme karıştırılır, tuz ve un eklenerek koyu kıvamlı olacak şekilde ekmek hamuru kıvamında yoğurulur. Kabın üstü kapatılarak mayalanması için 5-7 gün bekletilir. Ekşiyen tarhana mayalanmış demektir. Her sabah ve akşam birer kere karıştırılır. Mayalanması durunca tarhananız olmuş demektir. Bu işlem takriben 5-7 gün havanın sıcaklığına ve malzemelerin durumuna bağlı olarak değişir. 
  4. Mayalanan tarhanayı açık havada gölge bir yere, temiz pamuklu bir örtü üzerine parça parça bırakın. Yaklaşık bir gün sonra kurumaya başlayan tarhanaları ele gelince tekrar parçalara ayırın  ve başka kuru bir örtünün üzerine alın. Çünkü ıslanan örtünüzü değiştirirseniz kuruma süreci hızlanacaktır. Yaklaşık yarım gün sonra tarhanaların bir derece daha kuruduğunu farkedeceksiniz bu sefer tarhanaları içeriye salon masanızın üzerine alabilirsiniz (dışarıda tozlanır diye düşünüyorsanız (tozlanmamaya elverişli bir ortamınız varsa içeri almak zorunda değilsiniz) ve iki avucunuzun arasında ufalayarak daha küçük kırıntılar haline getirebilirsiniz. İsterseniz bu işlemi yarım gün sonra tekrarlayabilirsiniz. 
  5. Küçük kırıntılar haline gelen tarhanalar ele yapışmayacak kadar bir derece daha kuruduktan sonra mutfak robotundan veya blendırdan geçirebilirsiniz.
  6. Bu işlemin ardından tarhanaları daha minik kırıntılar halinde olmasını istiyorsanız tel süzgeçten geçirip geri kalan iri taneleri bir kere daha robottan geçirebilirsiniz.
  7. Son olarak iyice unufak olan tarhanaları 2-3 gün daha tm olarak kuruması için bekletin ve  muhafaza etmek için cam kavanoza veya bez torbaya alın, serin bir yerde muhafaza edeceğiniz tarhanaları bir yıl boyunca rahatlıkla tüketebilirsiniz.





YEŞİL MERCİMEKLİ ERİŞTELİ ÇORBA


MALZEMELER:
  • 1 Yemek kaşığı tereyağ
  • 1 Orta boy soğan
  • 1 Büyük çay bardağı yeşil mercimek
  • 1 Su bardağı münkünse ev yapımı erişte
  • 1 Yemek kaşığı domates salçası
  • 1 Yemek kaşığı biber salçası
  • 1 Çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 1 Tatlı kaşığı nane
  • 1 Tatlı kaşığı tuz
  • Yaklaşık 1,5 lt. su varsa birazı et suyu

HAZIRLANIŞI:
  1. Yeşil mercimek büyük bir tencerede haşlanır.
  2. Diğer tarafta teflon tavada tereyağ eritilir minik minik doğranmış veya rendelenmiş soğan pembeleşene kadar kavrulur. Kırmızı biber atılır karıştırılır. Salçalar eklenir karıştırılır. Nane eklenir karıştırılır.
  3. Haşlanan yeşil mercimeğin kara suyu dökülür.
  4. 1,5 lt.lik kaynar su+et suyu karışımı eklenir.
  5. Tavada sotelenmiş soğan salça karışımı eklenir.
  6. Erişte ve tuz eklenir erişteler pişene kadar kaynatılır.
  7. Su miktarı arzuya göre arttırılabilir.


12 Kasım 2011

KISIR

Kısır
Farklı zamanlardan farklı enstanteneler

MALZEMELER: (8 kişilik)

  • 2 Su bardağı ince bulgur
  • 1 Yemek kaşığı domates salçası
  • 1 Yemek kaşığı biber salçası
  • 1 Demet maydanoz
  • 5-6 Dal taze soğan
  • 5-6 Yaprak kıvırcık
  • 1/2 Demet taze nane
  • İsteğe bağlı olarak 1/2 demet dereotu
  • Arzu ederseniz 1/2 Demet roka
  • 5-6 Yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 Limon suyu
  • 1 Tatlı kaşığı pul biber
  • 1 Tatlı kaşığı tuz
  • 1 Tatlı kaşığı sumak
  • 1 Tatlı kaşığı karabiber
  • İstenirse 2-3 Yemek kaşığı nar ekşisi


HAZIRLANIŞI:

  1. İnce bulguru bolca kaynar suyla ıslatın kaşıkla karıştırın ve fazla gelen suyu tamamen süzün geride kalan ıslanmış bulgurun üstünü kapatın ve şişmeye bırakın.
  2. 5-10 dak. sonra salçaları ekleyin ve ister kaşıkla karıştırın ister elinizle yoğurun. Salçanın lezzetini bulgur tamamen çeksin diye elinizle yoğurmanızı tercih ederim.
  3. Tüm yeşillikleri ayıklayın, yıkayın, suyu tamamen süzülünce ince ince doğrayın.
  4. Tüm baharatları ve geri kalan malzemeleri ekleyin ve karıştırın. Tabi ki tuzunu, limonunu veya biberini damak tadınıza göre ayarlarsınız. 
  5. Servis yaparken kıvırcık üstüne dizip yanlarına da turşu koyabilirsiniz.
Şimdiden afiyet olsun.

8 Kasım 2011

SOSİSLİ YUMURTA



7 Yaşındaki kızım bile annecim hiç yumurta tarifi yazılır mı herkes biliyordur dedi ama ben dayanamadım hem çift sarılı yumurtaların fotoğrafını çekmeden duramadım hem de yavrucuğum sizin gibi yeni yetişen genç kızlar bakarlar belki diye bu güzel fotoğrafı ve tarifi sizlerle paylaşayım dedim.

MALZEMELER:
  • 2 Adet sosis
  • 3 Yumurta
  • 1 Silme yemek kaşığı tereyağ
  • tuz+karabiber

HAZIRLANIŞI:
  1. Tereyağ tavada eritilir. 
  2. Sosisler eklenir hafifçe 3-5 dak. arada karıştırarak kızartılır.
  3. Yumurtalar kırılır, tuz serpilir istenirse üstü bir kapakla kapatılır. Nasıl seviliyorsa o kadar pişirilir.
  4. Ekmek batırılarak yenir. 

7 Kasım 2011

DEKORASYON KLASİK-RUSTİK BİR SALON


ÇUKURAMBAR' DA BİR EV DEKORASYONU
Dekorasyona başladığımızda iki kat klasik kartonpiyerler, duvar kağıtları ve oymalı ceviz kapılar elimizde olan vazgeçilmezlerdi. Sıfır olan evin bu klasik dekorasyonunu bir yanda israf olmasın bir yandan da tadilatla zaman kaybedilmesin 2 ay içinde taşınılabilsin diye değiştirmemeye karar verdik.

Bunun üzerine bana düşen ilk zorlu görev devam ettireceğim stili belirlemek oldu. Önümde üç seçenek duruyordu. Birincisi örnek dairede de olduğu gibi klasik stile devam etmekti ki biz kullanıcı ile birlikte ilk olarak bu seçeneği eledik. İkinci önerim bir yanda bu klasik elemanlar diğer yanda oldukça modern olan yeni alacağımız mobilyalarla evde avangarde bir atmosfer oluşturmaktı. Üçüncü önerim ise klasik çizgiyi sadeleştirerek devam ettirip kendi kültürümüze ait olan dünyada eşi benzeri olmayan Osmanlı motiflerini, muhteşem el halılarını kullanabilmekti. Ev sahibinin de tercihi benim yönlendirmelerim sonucu üçüncü seçenek oldu. İşin en güç ve en uzmanlık gerektiren kısmı çoğu mimarın ya da iç mimarın kaçındığı stili tanımlamaktır. Eve baktığınızda elimizde olan klasik hamura eklenmiş sevdiğimiz ve kullanmak istediğimiz sadeleştirilmiş neoklasik mobilyalar, arasında rustik baharatlar ve üzerini süslemek için serpiştirilmiş Osmanlı motiflerini görebilirsiniz. Bir evin ana yemeği olan salonun haricinde diğer odalarda zeytinyağlı kıvamında hafif, fonksiyonel, genel atmosferi bozmayan, mekanı daraltmayan, çocuklara oyun alanı bırakan, ihtiyacı optimum seviyede karşılayan mobilyalar tercih edilmiştir. 
İlk olarak evin planını çizdim ve üzerinde tefriş yaptım böylece nereye hangi eşyayı alacağımız, halıların ölçüsü hatta perdelerin ölçüsü bile belirlemiş oldum.
Ardından Ankara'da gezmediğim mobilyacı  kalmadı ve aradığım aklımda olan ama ne tarif edebileceğim ne de çizebileceğim takımı buldum rustik desen değil neoklasik desen değil arada birşey. Masanın, orta sehpanın ve koltukların ayakları masif ceviz ve elde yapılmış. En ünlü mağazalarda bile eşini benzerini göremediğim bu takım usta bir mobilyacının elinden çıkmış ve yıllarca modası geçmeden kullanılabilecek Amerikan cevizi masif bir takım. Bir yanda nötr, yalın, kumaş koltuklar mekana rahat bir atmosfer kazandırırken diğer yanda gösterişli kırmızı tek kişilik deri koltuklar gizli bir güç gösteriyor.Mekanla uyumlu, kendi içinde gösterişli ama bütünlüğü bozmayan halılar ve perdeler yine uyumlu renklerde ve desenlerde seçilen konsepti tamamlayan aksesuarlarla adeta aynı dili konuşuyor.

İkinci olarak atmosfer oluşturmak oldu; sıcaklık, samimiyet, tevazu, gösterişten uzak güzellik, davetkarlık, kullanıcıya verilen rahatlık ve huzur, eve aidiyet duygularını modelle, çizgiyle, renkle, desenle, dokuyla tek tek işledik.

Üçüncü olarak konsept belirlemek oldu; kullanıcının kimliği, değer yargıları, tarihi mirasımız, kültürel varlıklarımız, geleneksel çizgilerin modernizasyonu neticesinde oluşturuldu.


Salon girişinde kullanılan motifleri ipek olan bu Uşak halısı kırmızı deri koltuklar ve yeşilli hakili şampanya renkli olan diğer halılar arasında bağlantı kuruyor ve  geçiş  yapıyor. Yani salondaki tüm renkler bu halıda toparlanıyor ya da bu halıdan dağılıyor dolayısı ile daha salona ilk adımınızı attığınızda gerek renk olarak gerek tarz olarak  nelerle karşılaşacağınızın sinyallerini veriyor.
Oldukça sade olan koltuklar ile evin klasik havası yumuşatıldı el yapımı yalın  lukens ayaklar ve koltuğun kenarlarındaki rustik çizgi salona bambaşka bir atmosfer kazandırdı ve koltukların nötr renkte olması diğer objelerde kullanılan canlılığın ve cesaretin ön plana çıkmasını sağladı böylece gözü yormaması sağlandı.
Büyük bir cesaretle alınan bu kırmızı koltuklarla hem bir tezat oluşturuldu hem de salona büyük bir canlılık kazandırıldı. Bu tezat salon girişine çapraz olarak atılan  kırmızı Uşak halısıyla ve kırmızı kadife kaftan desenli kırlentlerle bağdaştırıldı. 
Osmanlı motifleriyle bezenmiş olan bu koltuk şalı ve kırlentler salondaki klasik çizgiyi  vurguladı, renkler arasında geçiş sağladı ve sıcak, rahat ve davetkar bir atmosfer sağladı.
Bej, haki, bordo, kırmızı gibi halıda ve koltuklarda olan renklerden seçilen ama farklı  desen ve motiflerden oluşan bu kırlentler kombinili olarak kullanılabilecek.
Mevcut olan klasik duvar kağıdı, kartonpiyer ve kapıların yanına bu klasisizmi minimuma indirgememizi sağlayan bu rustik Amerikan ceviz takımı bir haftalık arama ve gezme sonucu buldum. Usta bir mobilyacının elinden çıkan bu  takımın ayakları masif ve tamamiyle elde yapılmış üzerindeki hoş deseniyle farklılık  yaratırken sıcak ceviz kaplamasıyla da yıllarca modası geçmeden kullanılabileceğini gösteriyor.
Amber rengi vazo ve şekerlik İstanbul desenleriyle bezenmiş, rengiyle  atmosfere sıcaklık, şeffaflığıyla samimiyet, deseniyle tarihimize atıfta bulunuyor. Duvardaki levha üzerinde bulunan 31 besmele milli ve manevi değerlerimize verilen önemi gösterirken rengiyle ve kalitesiyle dikkat çekiyor.
Tek parça açılmayan büyük masa sade olduğu kadar üzerindeki çapraz dokusuyla dikkat çekiyor. Etrafındaki  sandalyelerde  kullanışlılık ön planda tutularak deri olması tercih edildi böylece seçilen açık rengi ise mekanı aydınlattı, rahatlığı ise adeta koltuk havasında gerektiğinde salona sekiz adet koltuk eklenmiş olacak.
Orta sehpa da masa gibi tek parça üzerindeki diyagonal deseni el yapımı masif ayaklarıyla yalın ve karakteristik duruyor.
Krem rengi sandalye ayakları yine el yapımı masif ceviz, rengi halı zemini ile aynı kenarlarındaki ve motiflerinde amber, şampanya, haki yeşil, tütün ve minik kırmızılıklar tüm salon eşyaları ve aksesurları arasındaki geçişlerle uyum ve bütünlük içinde.
Gerektiğinde ayrı ayrı kullanılabilecek olan bu ikili ve sıradışı formlu ceviz sehpalar ile evin klasikliği yumuşatıldı ve gelen rustik esinti ile yemek takımıyla bütünlük oluşturuldu.
Zıtlıklar arasında kırmızı deri koltuklar ön plana çıkarken arka planda asude duran şampanya renkli perdeler kendi içinde gösterişli ancak yumuşak dokusu, nötr rengiyle tüm mekanda sakinleştirici ve dingin duruyor.
Tüldeki janjanlık ve altın rengi motiflerle evin klasik havasını vurgularken, desendeki çizgilerle halıdaki Osmanlı motiflerinde uyumu yakalayabildik böylece salon içerisinde  dil birliği sağlayabildik. 
Altın rengi kol bağları salon aksesuarlarıyla bütünlük içinde.
İspanya tasarımı şampanya renkli avizeler çizgileriyle salondaki  rustik  atmoseri vurguluyor ve tamamlıyor. 
Mekanı ortalamayan  masamızın üstüne denk gelmeyen elektrik çıkışı dekoratif bir zincirle uzatılarak avizemize bağlandı ve salon iki avize ile aydınlatıldı.
Gösterişten uzak yalın güzelliğiyle mekanı tamamlayan şampanya renkli avizelerin gündüz yanmayan hali...
Fotoğrafa tam olarak yansıtamadığım Uşak ipek-pamuk karışımı halı üzerindeki tütün, şampanya, amber, haki yeşil, krem, bej ve kırmızı rengiyle mekana sıcaklık ve samimiyet verirken, klasik deseniyle tarihimizdeki eşsiz Osmanlı motiflerinin güzelliğini sergiliyor düz ve nötr koltuk takımı ve yalın yemek takımı altında kendini gösteriyor ve en altta da olsa adeta ön plana çıkıyor.

Birbirinden farklı iki desende seçilen halılar motif bazında ve genel olarak aynı renklerden oluşuyor yemek takımı ve koltuk takımı altındaki halılar zamanla değiştirilerek kullanılabilecek.
Mekan girişinde kullanılan bu halıdan farklı bir perspektif. Otuma grubunda kullanılan halı ile tamamen aynı desende ama farklı renklerde zeminindeki kırmızılık  deri koltuklarla birlik bütünlük sağlıyor.

2 Kasım 2011

ELMALI LABNELİ TATLI

MALZEMELER:

  • 7-8 Adet yeşil ithal elma
  • 1-2 Su bardağı toz şeker
  • 1 Tatlı kaşığı tarçın
  • 1 Kahve fincanı ceviz
  • 1 Paket burçak bisküvi
  • 1/2 Kg. süt
  • 2 Yemek kaşığı toz şeker
  • 2 Yemek kaşığı un
  • 1 Paket vanilin
  • 1 Paket labne veya beyaz krem peynir
HAZIRLANIŞI:
  1. Elmalar soyulur bir tanesi ayrılır geri kalanlar ortadan ikiye kesilir içleri oyulur. Teflon pilavlık tencereye ters çevrilerek dizilir her bir yarım elma için bir yemek kaşığı toz şeker serpilir. Çok az 1/2 çay bardağı kadar su konur orta ateşte10-15 dak. elmalar pişene kadar pişirilir.
  2. Ayrı bir tencerede ayrılan tek elma rendelenir. Tarçın ve ceviz ekleyerek 3-5 dak. kaynatılır.
  3. Ayrı bir tencerede süt, şeker, un karıştırılarak kaynatılır. Vanilin eklenir. Soğuyunca oda sıcaklığındaki labne eklenerek 5 dak. mikserle çırpılır.
  4. Borcama bir sıra bisküvi dizilir üzerine çok az krema sürülür, geri kalan bisküviler aralıklı olarak dağıtılarak dizilir. Yani alt kat bisküviyle kaplanır üst sıraya bir paketten kalan bisküviler seyrek olarak konur. 
  5. Pişen elmaların çukurları tarçınlı rende elma ile doldurulur ve bisküvilerin üzerine düz kısımları alta gelecek şekilde yerleştirilir.
  6. En üste kalan krema dökülür yani tüm elmaların üstü kalınca krema ile kaplanmış olur.
  7. İstenirse tarçınla süslenir.
  8. Buzdolabında birkaç saat dinlendikten sonra herbir kişiye bir yarım elma gelecek şekilde kesilerek soğuk olarak servis yapılır.

LİMONLU TATLI (PELTE)

MALZEMELER:

  • 5 Su bardağı su
  • 3 Yumurta
  • 3 Limon kabuğu rendesi ve suyu
  • 1,5 Su bardağı şeker
  • 5 Yemek kaşığı mısır nişastası
  • 2 Yemek kaşığı tereyağ
  • 1 Paket pötibör bisküvi


HAZIRLANIŞI:

  1. Limon kabuğu rendesiyle şekeri birkaç dakika elinizle ofalayın yani yoğurun.(Kayseri deyimi:)))
  2. Suyu ekleyip şeker eriyene kadar karıştırın.
  3. Süzgeçten geçirip limon rendelerini içinden alın.
  4. Yumurtayı mikserle çırpın.
  5. Nişastayı, yumurtayı, limon suyunu ve süzgeçten geçmiş şekerli suyu ocakta karıştırarak kaynatın. 
  6. Kaynayınca tereyağını ekleyin ve eriyene kadar karıştırın.
  7. Borcama bir sıra bisküvi dizin limonlu peltenin yarısını dökün, bir sıra daha bisküvi dizin geri kalan pelteyi de dökün.
  8. Üzerini hindistan cevizi ile süsleyin.


AFİYET ŞEKER BAL OLSUN...